Türkiye’nin komşu ülkeler politikası var mı? – 25/12/2012

“Komşularla Sıfır Sorun, Maksimum İşbirliği” sloganına dayalı diplomatik açılım çabası ve sonuç odaklı dış politika anlayışının temelleri AKP iktidarının ilk günlerinde atılmıştır. Başlangıçta, “sloganın” kulağa hoş gelmesi nedeniyle bir hayli popüler olan bu yaklaşıma yönelik eleştiriler karşısında, bu politikanın avukatlığına soyunanlar “Komşularımızla sorun yaşanmasını mı istiyorsunuz?” şeklinde basit bir karşılık veriliyorlardı.
Son dönemde komşularımızla yaşanan çeşitli sorunlar üzerine, ilk kuşak savunucuları tarafından da eleştirilere maruz kalan bu politikanın tam anlamıyla neyi ifade ettiği de ancak günümüzde tartışmaya açılabilmiştir. Bu nedenle, başlangıçta değil de, sonuçları alınmaya başlandığında tartışılmaya başlanan bu politika, sanırım, uluslararası ilişkiler literatüründe, “uygulanması ve sonuçlandırılması” en kısa ömürlü olan bir doktrin olarak yerini almıştır.
Bu politikayı savunan çeşitli köşe yazarlarının ve düşünce kuruluşları uzmanlarının ifade ettikleri ile yetinmeyip, Dışişleri Bakanlığımız kaynaklarından bu politikanın tam anlamıyla nasıl anlaşılması gerektiği konusunda bilgi edinmeye çalıştım. Bakanlığın web sayfasında yer alan ifadelerle “Komşularla Sıfır Sorun Politikamız” (http://www.mfa.gov.tr/komsularla-sifir-sorun-politikamiz.tr.mfa) başlıklı yazıya göz attığımda, içeriği anlaşılamayan bu politika yüzünden, yıllarca “yersiz” tartışmalar yaptığımızı anladım.
Bakanlığın web sayfasındaki metne göre; “Güçlü gelenekler üzerine kurulu olan ve Türkiye’nin demokratik, laik, sosyal hukuk devleti niteliğinden güç alan Türk dış politikası, bugün dünya düzeninde önemli değişimlerin yaşandığı bir dönemde ve belki de bu gelişmelerin en yoğun şekilde meydana geldiği bir coğrafyanın merkezinde yürütülmektedir. Hızlı gelişmelere sahne olan dünyamızda, hem işbirliği imkânları hem de sorunların yayılma ve derinleşme riski hiç olmadığı kadar fazladır. Böyle bir ortamda barış, istikrar ve güvenliğin sağlam temeller üzerine oturtulması hem daha zorlaşmış, hem de daha büyük bir önem ve gereklilik kazanmıştır.”
Bu gerçekçi değerlendirmenin arkasından gelen cümle son derece ilginç. Deniliyor ki; “Bu durum Türkiye’ye bölgesinde pek çok sorumluluklar yüklemektedir. Nitekim köklü sorunların bulunduğu bölgemizde önemli görüş farklılıklarına sahip birçok ülkenin nadir ortak paydalarından biri, Türkiye’ye duydukları güvendir.”
Bu politikanın içeriği sonradan oluşturulduğu için metni kaleme alanların dikkatinden kaçan gerçek de ortaya çıkıyor. Yıllarca yerden yere vurulan AKP öncesi dış politikamız, meğer bölgemizde önemli görüş farklılıklarına sahip birçok ülkenin nadir ortak paydalarından biri olan Türkiye’ye “güven” olgusunu yaratmış. Düşünebiliyor musunuz, bu tespit bile başlı başına, bugün komşularımızda oluşan “Türkiye’ye yönelik güvensizliğinin” hangi dönemde oluştuğuna işaret ediyor.
Bakanlık metninde, demokrasimizin kalitesine de vurgu yapılıyor. “Keza Türkiye’nin ekonomik kalkınma ve demokrasi alanında kaydettiği mesafe de dış ilişkilerdeki hareket sahasını ve etki gücünü artırmıştır. Bu durum, Türkiye’nin bölgede oynadığı kararlı ve yapıcı dış siyaseti daha da ihtiyaç duyulur ve aranır hale getirmiştir. Nitekim Türkiye bugün artan imkan ve kabiliyetlerinin ve bunun kendisine yüklediği sorumlulukların bilinci içinde tepkisel değil ön alıcı, tek boyutlu değil çok boyutlu, gelişmeleri izleyen ve ona göre tutum belirleyen değil inisiyatif alarak gelişmeleri düzenleyen, sonuç odaklı, pragmatik, gerçekçi ve belki de en önemlisi vizyoner bir dış siyaset izlemektedir.”
Bu ifadeler, metnin, gelenekleri ve yetişmiş insan kaynağı açısından oldukça güçlü olan Bakanlığın diplomatlarından birisi tarafından mı, yoksa bir düşünce kuruluşu çalışanı tarafından mı kaleme alındığı sorusunu akla getiriyor.
Metnin devamında, “Türkiye, bu yönde kararlılıkla hareket ederken, elbette gerçekçiliği de hiçbir zaman elden bırakmamakta, ‘sıfır sorun’ yaklaşımının bir hedef ve ideali temsil ettiğini unutmamaktadır. Nitekim köklü bir tarihe sahip bölgemizde tüm sorunların kısa sürede çözülebileceğini düşünmek pek mümkün değildir. Kaldı ki dünyanın hiçbir yerinde uluslararası ilişkilerin doğası gereği sorunsuz bir ilişkiler ağı bulunmamaktadır.“ ifadesi yer alıyor.
Bahsi geçen hedef ve idealin, bugün Türkiye’yi birden fazla komşusuyla savaşın eşiğine getirmiş olması nasıl açıklanabilir?
Metnin son bölümünde ise aynen şu ifadeye yer veriliyor: “Ülkemiz, “komşularla sıfır sorun” yaklaşımının şimdiden görmeye başladığımız olumlu sonuçlarının, adeta durgun suya atılan bir taşın yarattığı ve giderek genişleyen halkalar gibi, önce bölgemizde ve nihayet küresel ölçekte daha da fazla görüleceğine inanmaktadır.”
Bugün komşularımızla yaşadığımız sorunlar nedeniyle bu son paragraf hakkında yorum yapmadan, takdiri değerli okuyuculara bırakıyorum.
Türkiye’nin komşu ülkeler politikası nasıl olmalı?
Türkiye’nin komşularıyla siyasi ve ekonomik ilişkileri mercek altına alındığında, özellikle İran – Irak savaşından beri komşularımızın çoğunun uluslararası arenada siyasi ve askeri açılardan dikkat çeken roller üstlenmekte olduğu görülmektedir. Yüksek tansiyonlu bir bölgede, siyasi, ekonomik ve ticari ilişkiler bağlamında komşulara açılım çabası, beraberinde çeşitli siyasi ve ekonomik riskleri de getirmektedir. Daha önemlisi, komşularımızla ilişkilerin geliştirilmesinde “egemenliğin” bölge dışı güçlerin kontrolünde olduğudur. Bu nedenle, kısaca, görünür bir gelecek dönem için komşu ülkeler politikamız tıpkı Davutoğlu öncesi dönemdeki gibi olmalıdır diyebiliriz ki, bu, romantik değil, gerçekçi bir bakış açısı anlamına gelmektedir.

Advertisements
This entry was posted in Liste. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s