Türkiye, bölgede rekabet için bilişim sektörüne yönelmeli, Referans, 27.01.2006

Rusya, petrole ve doğalgaza bağımlı ekonomisini, üreten ve teknoloji de geliştiren bir ekonomiye dönüştürebilmek için bilinçli adımlar atmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl alt yapısı hazırlanan serbest bölge olarak tanımlayabileceğimiz oluşumlar bu çabaların bir örneği. Rusya Federasyonu ülkeye yabancı sermaye girişini de hızlandırmak amacıyla altı “Özel Ekonomik Bölge” kuruyor.
Sadece 15 yıllık piyasa ekonomisi deneyimine sahip Rusya’daki iş ortamının belirsizliklerine ve kayıt dışı iş yapma pratiğine bakarak, serbest bölgeler oluşumunun arkasındaki mantığı anlamakta güçlük çekebiliriz. Rusya ekonomisini, çoğu Türk girişimci gibi, esnaf mantığıyla ve bavul ticareti vizyonuyla irdelediğimizde “Rusya’nın her tarafı serbest, ne gerek var serbest bölgeye” dahi diyebiliriz. Ancak, batılı firmalar Rusya’yı bugünleriyle değil, yarınlarıyla değerlendirerek bu büyük potansiyelden yararlanmak için şimdiden ciddi açılımlarda bulunuyorlar.
Putin’li yılların getirdiği istikrar ve güven ortamı ile enerji fiyatlarının üst seviyede sayretmesi, Rusya’nın kulvar değiştirmekte olduğunu gösteriyor. Ülkeye giren yabancı sermaye miktarı ve yatırımların niteliği bunu kanıtlıyor. Örneğin otomotiv üretimindeki yabancı sermaye hareketleri, bu sektörde önemli pazarımız olan Rusya’nın görünür bir gelecekte ciddi bir rakibimiz olacağının işaretlerini veriyor.
Kurulacak serbest bölgelerin niteliğine bakalım. Oluşturulacak 6 bölgeden sadece ikisi “Sanayi-Üretim Özel Ekonomik Bölgeleri”. Lipetsk ve Elabuga’da oluşturulan bölgeler şimdiden Bosch, Siemens, Akzo Nobel, Elektrolux, Toyota ve Hyundai firmalarını çekmeyi başarmış bile. Özel ekonomik bölgeler yasasının hedefi kulvar değişikliğiyle ilgili, bu nedenle, Hükümetin odaklandığı asıl serbest bölgeler Teknoloji Geliştirme Özel Ekonomik Bölgeleri. Bunlar, Zelenogad (Moskova), Dubna, St. Petersburg ve Tomsk’da oluşturuluyor. Altı serbest bölgeden dördünün teknoloji ve bilişim ağırlıklı olması ve ayrıca, 2008 yılına kadar Tümen, Kazan, Novosibirsk, Obninsk ve Nijni Novgorad’da teknoparklar kurulması çalışmaları ciddi bir stratejinin varlığı anlamına geliyor. Rusya sahip olduğu teknoloji ve yetişmiş insan kaynağıyla bilişim sektöründe önemli bir ülke olacak. Tıpkı Hindistan gibi, istihdam sorununu bilgi ve teknoloji yoğun sektörlerde çözme yolunda çaba sarfedecek. İşte bu nokta bizim açımızdan son derece önemli. Emek-yoğun sektörleri hâlâ teşvik etmek yerine, bilişim sektörüne yönelmemiz gerekmiyor mu? Böyle devam ederse, kısa süre içerisinde Rusya’nın bu sektördeki deneyimlerinden yararlanmanın yollarını arayacağız.
Bugün gelinen nokta itibarıyla serbest bölge uygulamalarımız eleştiriye maruz kalsa da, serbest bölgecilik konusunda yetişmiş insan kaynağımız ve ciddi bir tecrübemiz var. Bu tecrübeyi geçmiş yıllarda birçok ülke ile paylaştık. Öte yandan, ülkemizdeki teknokent uygulamalarının serbest bölge mantığının dışında ve farklı bir yaklaşımla, farklı bir kamu idaresi tarafından yürütülüyor olmasını açıklayabilmek de mümkün değil. Bu sektörde yabancı sermayeyi çekebilmek için el birliğiyle, ciddi alt yapılarla ve profesyonel yönetim anlayışıyla hızlı adımlar atmamız gerekiyor. Başta Cisco system ve Motorola olmak üzere, birçok firma Rusya’daki Teknoloji Geliştirme Özel Ekonomik Bölgelerine olan ilgilerini çoktan açıkladı bile.

Advertisements
This entry was posted in Liste. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s