Ticaret Müşavirlikleri görev yaparken kalıpların dışına çıkmalı, Referans, 09.12.2005

Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın yurt dışı teşkilatına atanan yeni ticaret müşavirlerine Devlet Bakanı bir basın toplantısı yoluyla “on emir” vermiş. Tüm gazetelerde yer alan bu haberi okurken yüzümde bir tebessüm belirdi. “Nereden, nereye” dedim içimden. Yurt dışı görevi, bir memurun ‘bir ev ve bir araba’ satın alabilmesininin en kısa yolu olarak gören anlayışın değişime uğraması beni çok sevindirdi.

Bakanın Müşavirlere birinci emrinin ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin onurunu her şart altında koruyacaksınız’ şeklinde olmasını da yadırgadım. Devlet memuru kimliğini haiz, defalarca güvenlik soruşturmalarından geçmiş, çoğu daha önce aynı görevlerde bulunmuş, Kararnamesinde Başbakanımızın ve Cumhurbaşkanımızın imzaları bulunan kişilere böyle bir emrin verilmesi ilginç geldi bana.
Müşavirlerimizin Türkiye Cumhuriyetinin onurunu sadece yabancılara karşı değil, yurt dışında fatura sahtekarlığı da yapabilen işadamı kılıklı bazı vatandaşlarımıza karşı da koruyacağına eminim.

Aralarında yakından tanıdığım bazı eski meslektaşlarımın da bulunduğu tüm müşavirlere ve ataşelere başarılar diliyorum. Ticaret Müşavirlikleri yapı itibarıyla ithal ikameci döneminin gereklerine göre ve dış görev algılayışı diplomasiye dayandırılarak şekillendirildiğinden, bugün görev yaparken mutlaka mevcut kalıpların dışına çıkılması gerekiyor.

Özellikle gelişme yolundaki ülkelerde ve geçiş sürecinde bulunan ülkelerde görev yapacak müşavirlerin ‘yerel ithalatçılara’ daha fazla önem vermesi ve mesainin çoğunu potansiyel Türk ihracatçılarından ziyade, fiili yerel ithalatçılara ayırması gerekiyor. Zaten, Ticaret Müşavirinin ana görevi bulunduğu ülkede Türk ihraç ürünleriyle ilgili piyasanın nabzını tutabilmek. İhracatçılarımızın çoğu ne yazık ki, Türkiye’de bulunan yabancı diplomatik temsilciliklerden yeterince yararlanmıyor. Belki de, ilgili ülke pazarı hakkındaki en doğru bilginin Türkiye’deki diplomatik temsilcilikten alınabileceğini bilmiyorlar. Durum böyle olunca, fiziki alt yapı yetersizlikleri ve sınırlı sayıdaki personelle hizmet vermek durumundaki Müşavirlikler, mesailerinde önceliği Türk işadamlarına vermek zorunda kalıyorlar. Müşterininin kral olduğu bir çağda, fiili yerel ithalatçılar dükkana mal almaya gelen hazır müşteriler gibidir. Kapıdaki müşteriyi bir tarafa bırakarak, başka noktalara odaklanmak müşteriyi küstürebilir. Müşteri, yani ithalatçı, asıl amaç olan Türkiye’nin ihracatının arttırılması hedefi doğrultusunda hemen sonuç alınabilecek en verimli kesimdir. İğne fiyatını takip etmektense, iğne ithal edecek işadamına iğne ihracatçısı Türk firması bulmak daha kolaydır. Yerel işadamlarıyla bir Türk diplomatı olarak yakın ilişkiler kurulması onlar açısından prestij unsuru olarak algılanmaktadır.

Müşavirler kendilerini 657 sayılı kanunda belirlenen amirlerin dışında kimsenin emrinde hissetmemeli. Özel sektörümüz emrinde olduğunu hissettiği kamu görevlisinden fazla yararlanamayacağını ya da başka türlü yararlanabileceğini bilir. Onlar, kendilerine vizyon çizecek, yol gösterecek bilgili, donanımlı, omurgalı kamu görevlilerini takdir ederler.

Advertisements
This entry was posted in Liste. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s