Demokratik sistemin işleyebilmesi; halkın oyunu, özgür ve güvenli bir şekilde, kendisini temsil etmesini, kendisini yönetmesini istediği parti ve/veya kişilere verebilmesine bağlıdır. Siyasi partiler demokrasinin en temel unsurları olarak, örgütlü bir şekilde yönetime talip oldukları için, vatandaştan oy talep ederler. Peki, halk sandık başında gönül rahatlığı ile verdiği oyun, oy verdiği partiye ve/veya adaya gittiğinden nasıl emin olabilir ?
Oy sayımında bilinçli veya bilinçsiz olarak bir hata yapılmasını önlemek için devlet gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Ancak, gelişen teknolojik olanaklara bağlı olarak, oyların şehirler ve ülke bazında toplanmasında hatalar yapılmakta olduğu zaman zaman gündeme gelmektedir. Bu nedenle, partiler de kendilerine verilen oyların takipçisi olmalıdırlar. Zaten, partiler seçmenin oyuna sahip çıkmakla mükelleftir. Bu, partiler için bir namus meselesidir.
Siyasi partiler, her sandıkta temsilci bulundurmalı ve sandık seçim sonuçlarını kendi temsilcileri aracılığıyla toplamalıdırlar. İl bazında alınan sonuçlar üzerinde daha fazla mesai sarfedilerek, sonuçlar genel merkezlerine göndermelidirler. Son birkaç seçimde, siyasi partiler oy sayımı işi ile uğraşmamakta ve işi tamamen Yüksek Seçim Kurulu”nun (YSK) insafına bırakmaktadır. Bu nedenle, Yüksek Seçim Kurulu”nun açıkladığı sonuçları kıyaslayacak, karşılaştıracak bir mekanizma yoktur. Gizli oy, gizli tasnif gibi bir durum yaşanmaktadır. Açıklanan sonuçlar, istisnalar dışında, aynen kabul edilmektedir. Bu noktada, vatandaş olarak bizlere de büyük görev düşüyor. Seçmen olarak, lütfen verdiğimiz oylara sahip çıkalım. Hiç olmazsa, oy verdiğimiz sandıktaki ve okuldaki seçim sonuçlarını takip ve not edelim.
Anketlerle irademiz kontrol altına alınıyor
Seçim öncesi yapılan anketlerin geleceğimizi belirlemesine müsaade etmeyelim. Çoğu bilimsel olmaktan uzak bu anketler aracılığıyla irademizin kontrol altına alınmasına seyirci kalmayalım. Aksi takdirde, görünür bir gelecekte, seçim yapılmasına dahi gerek kalmayabilir. İyi tahmin yaptığı iddia edilen anketörlerin mevcudiyeti ve onları yönlendirenlerin isteği doğrultusunda seçim yapılmasının zaman kaybına neden olduğu ve seçimlerin bütçeye yük getirdiği dahi iddia edilebilir.
İl genel meclisi seçimlerinde, özellikle TBMM dışındaki siyasi partilere vereceğimiz oylar, ülke barajı söz konusu olmadığı için, alternatifsiz olmadığımızın bir göstergesi olacak. Bu oylar, Türkiye”yi iki siyasi partinin kısır çekişmesine mahkum olmaktan kurtaracak.