Bir Avrupa Birliği projesi kapsamında geçtiğimiz hafta Tunceli’ye gittim.
Dünyanın en güvenli şehirlerinden birisi olan 25 bin nüfuslu Tunceli il merkezinde, her 3 kişiye bir güvenlik görevlisi düşüyor. Zaten, şehrin hemen girişinde yer alan Tunceli Emniyet Müdürlüğü’ne ait tabelada, “Gülümseyin, Tunceli’de Güvendesiniz” ifadesi yer alıyor. Açık söylemek gerekirse, Elazığ – Tunceli kara yolundaki güvenlik kontollerine rağmen, hiçbir tedirginlik duymadan Tunceli’ye giriş yapmak üzereyken, bu tabelayı okumak bende biraz endişe yarattı.
55 bin erkek, 39 bin bayanın yaşadığı Tunceli’nin toplam nüfusu 94 bin. Tunceli’deki ilginç istatistiklerinden birisi de öğrenci sayısına ait. Her beş kişiden birisinin öğrenci olduğu şehirde, iş imkanı olmadığından genç nüfus genelde büyük şehirlere kayıyor.
Kişi başına düşen milli gelirin 800 Dolar civarında olduğu Tunceli’de, okuma yazma oranı Türkiye ortalamasının üzerinde bulunuyor. Şehirdeki ‘aydın’ sayısı da, ekonomik az gelişmişliğe rağmen, Türkiye ortalamasının çok üzerinde.
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı sayın Cihan Açıkgöz şehrin terörle anılmasının yatırımcıyı ürkütmesinden oldukça rahatsız. Geri kalmışlığın nedenleri arasında, terörle birlikte, coğrafi konum, iklim ve özellikle kuzey ile güney arasındaki ulaşım yollarınının yetersizliği geliyor. Güney Doğu Anadolu’yu (GAP projesini) Karadeniz limanlarına bağlayan en kısa yol Tunceli’den geçmesine rağmen, bakımsız ve dar olması nedeniyle bu yol az kullanılmaktadır. Oysa, Doğu Karadeniz limanlarından, tüm Bağımsız Devletler Topluluğuna tarım ürünleri başta olmak üzere, ihracat potansiyelimizin harekete geçirilmesi bakımından bu yolun geliştirilmesi sadece Tunceli açısından değil, ulusal ekonomimiz açısından da büyük önem taşımaktadır.
Sayın Açıkgöz, Tunceli’nin son yıllarda giderek önemi artan organik tarım açısından şanslı illerden birisi olduğunu belirterek, Tunceli’nin, büyük ve küçükbaş ve kanatlı hayvan yetiştirme olanakları bakımından da zengin bir coğrafyaya sahip olduğunu ancak, bu potansiyeli harekete geçirecek yatırımcı ve sermaye eksikliği nedenleriyle atılım yapılamadığını ifade ediyor.
Sayın Açıkgöz ayrıca, Tunceli’nin yaz ve kış turizmi olanakları bakımından da Türkiye’nin cennet illerinden bir tanesi olduğunu vurgulayarak, rafting sporunun en iyi yapılacağı ırmaklardan bir tanesinin Tunceli’den geçtiğini, kayak sporu için de Munzur dağlarında yatırım yapılabileceğini söylüyor. İl’in bir başka sorunu da, konaklama tesislerinin az ve yetersiz olmasıdır diyen Açıkgöz, şehrin kaderine terk edilmesine göz yumulmamasını istiyor.
2006 yılı istatistiklerine göre, sadece bir firmamızın ihracat, bir firmamızın da ithalat yaptığı ilimizde, dış ticaret ilgili olarak söylenecek pek fazla söz yok.
Şehirden gülümseyerek ayrıldım. Gülümsememin nedeni elbetteki Tunceli’de bulunduğum sürede güvende olmamdan kaynaklanmıyordu. Hem Tunceli’nin hem de Türkiye’nin sorunları açısından söyleyecek çok sözleri bulunan insanları tanımaktan duyduğum memnuniyetle şehirden gülümseyerek ayrıldım.