• Ana Sayfa
  • CV
  • KİTAP
  • TURKTRADE
  • YAZI LISTESI
  • İLETİŞİM

AYDINSEZER

KişiselYorumSitesi

Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

Yalnızlığa itilen Ermenistan değil, Türkiye oldu

17/01/2007 Geliştirici: AYDIN SEZER

2007 yılının başında komşularımızla “sıfır sorunlu” değil de, “çok sorunlu” ilişkiler dönemine girildiğini görüyoruz. Batı’da Kıbrıs kaynaklı Avrupa Birliği (AB) sürecindeki tıkanma, Güneydoğu’da terör, Irak’ın bölünme olasılığı ve Kerkük sorunu ile Doğu komşumuz Ermenistan kaynaklı, sözde Ermeni soykırımının diğer ülke parlamentolarınca tanınması gibi temel sorunlar bizi tehlikeli bir sürece çekiyor. Başarıyla uygulandığı iddia edilen komşularla ilişkileri geliştirme stratejisi, kelimenin tam anlamıyla duvara çarpmış bulunuyor. Ancak, bu sorunların temelinde ABD ve AB ile ilişkilerimizin “kalitesi”nin yattığını da görmezden gelemeyiz. Artık, ABD’ye ve Avrupa Birliği’ne (AB) rağmen, bir komşuluk politikası yürütülemeyeceği net bir şekilde anlaşılmış bulunuyor.

Her ne kadar, Dışişleri Bakanımız, ABD gündemindeki Ermeni tasarısını ikinci önemli sorun olarak tanımlamış olsa da, kanımca Ermeni meselesi, diğer konulara göre daha öncelikli ve belki de diğer sorunlarımızın çözümünde “fırsat” olabilecek potansiyele sahip. Sayın Gül, “Önlem almaya çalışıyoruz. Ermeni tasarısı Türkiye’nin masasından kaldırılmayacak. Burada sürekli hazır ve tetikte olmamız gerekiyor. Çünkü bu tasarı geçerse, çok komplike sorunlara neden olabilir. Bunu engellemekten başka çaremiz yok” diyor.

2007′den itibaren AB de, komşuluk politikası kapsamındaki Ermenistan ile ilişkilerini daha da güçlendirecek. AB’nin Ermenistan’a olan ilgisi artık Aksiyon Planlarıyla desteklenecek. Öte yandan, halen AB’ne katılım sürecindeki bir ülke olarak, AB’nin, komşularıyla sorunlarını çözmüş bir Türkiye beklentisi içerisinde olduğunu hatırda tutmamız gerekiyor. Bu yönde taahhütlerimiz var.

Sınır kapısının kapatılmasıyla Ermenistan’ı Kafkaslarda “yalnızlığa” iteceğimizi sanarak başlattığımız süreç, fiziken Rusya’nın, ruhen batının etkisindeki bugünkü Ermenistan’ı yarattı.  Diasporanın (batının) başarılı çalışmaları sonucu, Ermenistan değil, biz yalnızlığa itildik. Birçok ülkede Ermeni soykırımı kabul edildi, şimdi sırada ABD var.

Oysa, geçmiş yıllarda, Alpaslan Türkeş’in bizzat yürüttüğü gizli görüşmelerin ana fikri, Ermenistan’ı bölgede yalnızlığa ve diğer bölge güçlerinin kucağına itecek adımların engellenmesine dayanıyordu. Görüşmelerde, sınır kapının açılmasından, Ermenistan ile gerçekleştirilecek projelere kadar bir dizi konu ele alınmıştı.

Bakü-Tiflis-Ceyhan projesi, salt proje bazlı olarak değerlendirildiğinde bile, bu projenin ülkemize katkıları abartılarak kamuoyuna sunuldu. Oysa, bütünsel bir komşuluk politikası açısından projeyi değerlendirdiğimizde, bir komşuyu yok sayarak gerçekleştirilen projenin, Ermenistan ile Türkiye arasındaki karşılıklı bağımlılığı tesis edecek en önemli fırsat olabileceği gözden kaçırıldı. Kars-Gürcistan-Azerbaycan demiryolu projesinde de Ermenistan devre dışı bırakılmaya çalışılıyor, tıpkı, Şahdeniz gazının da Gürcistan üzerinden ülkemize getirilecek olması gibi.

Türkiye’nin Orta Asya’ya açılımda kilit rol oynayacak demiryolu hattının finasmanı için sürdürülen arayışlar ABD Senatosu’ndan döndü. Ermeni lobisi, Ermenistan’ın “by-pass” edilerek daha fazla tecrit edilmesi gayreti olarak tanımladığı projeyi, “Ermenistan’a yönelik yasadışı bir ekonomik abluka girişimi” şeklinde nitelendirdi. Türkiye’nin, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki sorunların çözümüne de katkı sağlayacak girişim paketini, Azerbaycan ile koordinasyon içinde ve ivedilikle dünya kamuoyuna sunması gerekiyor. Açılacak paketle, Ermenistan ile diaspora arasındaki ilişkilerin zayıflatılması da hedefleneceği gibi, AB’nin sempatisi hatta, desteği de öngörülebilir.

Ermeni tehditini fırsat haline dönüştürebilmek için paketi cazip unsurlarla oluşturmalıyız. Unutmayalım ki, bunca gerginliğe rağmen, kaçak Ermeni işgücüne yaşam ve çalışma olanağı sağlayan yegane ülke Türkiye’dir.  Ermenistan ile ilişkiler, daha önce gündeme taşınan Benelüx modeli kapsamında değerlendirilemez mi ?

Referans Gazetesi

Yazı kategorisinde yayınlandı | Etiketler Yazı | Yorum yapın

  •  

    Ocak 2007
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Ara   Şub »
    1234567
    891011121314
    15161718192021
    22232425262728
    293031  
  • Son Yazılar

    • Nükleer Anlaşma TBMM’den Rüzgar Gibi Geçti…
    • Suriye Devlet Başkanı Esad’tan dış politika dersleri…
    • Davutoğlu, İsrail Türkiye gerginliğinde arabulucu oldu!
    • Yıl 201?
    • AKP’nin İsrail Siyaseti, Türkiye’yi Orta Doğu Barış Sürecinden Dışlıyor
    • Türkiye’nin Hasan Cemal Sorunu ve Madencinin Kaderi
    • 7/24 Demokrasi ve Kerpiç Ev Faktörü
    • Anayasa değişikliği bizi daha çok bozar !
    • Stratejik Derinliğe Düşen Türk Dış Politikası
    • Davutoğlu buraya, yumruk havaya !
    • Katıksız demokrasinin dayanılmaz hafifliği…
    • Kenan amca, darbe yapsana !
    • 2 Tarikat, 1 Bakan ve Ergenekon
    • Rakamlar Ekonomisi ve Asimetrik Tehdit
    • Emasya mutlaka kalksın, Amasya’nın imajını zedeliyor…..
  • Arşivler

  • Blog Stats

    • 5,856 hits

WordPress.com'dan blog alın.

Tema Mistylook, Sadish tarafından yapılmıştır.