• Ana Sayfa
  • CV
  • KİTAP
  • TURKTRADE
  • YAZI LISTESI
  • İLETİŞİM

AYDINSEZER

KişiselYorumSitesi

Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

Rusya ile dost olmak milli çıkarlara daha uygun düşer

30/03/2006 Geliştirici: AYDIN SEZER

Ukrayna önemli ticaret ortaklarımızdan birisi. 2005 yılında ihracatımız 820 milyon ABD Doları, ithalatımız ise 2,6 milyar ABD Doları düzeyinde gerçekleşti. Bu rakamlara bavul ve kargo ticareti hacmini de ilave etmemiz gerekiyor.  Ukrayna’daki siyasi gelişmeleri de tıpkı diğer komşularımızda yaşanan siyasi ve askeri gelişmeler gibi uzaktan izliyoruz. Rusya ile Avrupa Birliği ve ABD arasında sıkışan bu ülkede, kısa bir süre önce yaşanan turuncu devrim sürecinin de, bugünkü gelişmelerin de bizi fazla ilgilendirmediğini görüyoruz. Batının yanında, hatta batı kampında yer alan bir Ukrayna’yı mı, yoksa Rusya’ya daha yakın bir Ukrayna’yı mı tercih ederiz?

Turuncu devrim sürecinde Ukrayna’nın Rusya’nın etkisinden kurtulmakta olduğu yolundaki haber ve yorumlara büyük çoğunlukla sempatiyle yaklaştık.  Siyasi düzeyde tepkisiz kalmamız ise, yukarıdaki seçeneklerden hangisinin ulusal çıkarlarımızla örtüştüğünü henüz belirleyememiş olmamızdandır.  Bugün yapılan “turuncu devrimin rövanşı alınıyor” şeklindeki analizleri ve Ukrayna seçimlerinden asıl Rusya’nın galip çıktığına dair yorumları resmi düzeyde sessizce izliyor olmamız yine aynı nedenledir. Son Ukrayna – Rusya doğal gaz krizi gösterdi ki, bu ülke ile ilgili gelişmeler aslında bizi yakından ilgilendiriyor. Ya Rusya’dan aldığımız gaz miktarı azalıyor, ya da Ukrayna’ya alternatif enerji geçiş yolları ülkemize kayıyor. Ukrayna’nın NATO ve AB öyküsünü zaten yakından izlemek zorundayız. Bölge ülkelerine yönelik stratejiler geliştirirken öncelikle, Rusya ile rekabet halinde olup olmadığımızı da belirlememiz gerekiyor. 

Öte yandan, eski Sovyet cumhuriyetlerinin kapitalizme geçiş sürecinin daha başlarındayken, renkli devrimlerle batıdan demokrasi! ithal etme gayretleri ne denli sağlıklı bir gelişme? Gelir dağılımındaki adaletsizlik  ve işsizlik  büyük sorunken, üst yapıda batı tipi bir demokrasi tesis edilebileceğinin sanılması, renkli devrimlere sahne olan ülkelerin de, batının da en büyük yanılgısı. Bu yanılgıya ne yazık ki ülkemizdeki bazı kesimler de düşüyor. Onlar da  bu coğrafyaya, Rusya’nın  etkinliğinin kırılmasına paralel olarak, demokrasinin ve kapitalizmin geleceğini sanıyorlar. 

Oysa durum çok farklı. Öncelikle eski Sovyet coğrafyasını oluşturan ülkelerin ekonomik açıdan birbirlerine bağımlılığı giderek azalmıyor, tam tersine artıyor. Bu bağımlılık bölgenin kapitalizme, ancak, hep birlikte geçebileceği anlamına geliyor. Aksi nasıl mümkün olabilir ki? Bölge ülkelerinin tümü ya enerji tedariki açısından ya da sahip olduğu enerjiyi dış piyasalara sürebilmek açısından Rusya’ya bağımlı. Çöken Sosyalist sistemin kendi unsurları arasındaki ekonomik bağımlılığı en üst düzeye taşımış olması, kapitalizmin batıda yıllardan beri başarmaya çalıştığı  olgu değil mi? AET (AB) ve NAFTA bu olgunun en somut örnekleri değil mi?

Bölge ülkelerinin aynı pazar özelliklerine sahip bir görünüm arz etmesi ve coğrafi olarak yakın oluşumuz, bölge ile ilgili gelişmelerde Türkiye’yi daha hassas bir konuma itiyor. Bu durum kuşkusuz bizim gibi emek yoğun sektörlerde önemli üretim kabiliyeti olan bir ülkeyi bölgede avantajlı konuma getiriyor. Bölgede  Rusya ile rekabet yerine, Rusya ile ortaklığa giden yolda adımlar atılması milli çıkarlarımıza daha uygun düşüyor. Zaten, Rusya’daki ekonomik varlığımızın giderek büyümesi de bu seçeneğin gündemde olmasını gerektiriyor.

Referans Gazetesi

Yazı kategorisinde yayınlandı | Etiketler Yazı | Yorum yapın

  •  

    Mart 2006
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Şub   Nis »
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    2728293031  
  • Son Yazılar

    • Nükleer Anlaşma TBMM’den Rüzgar Gibi Geçti…
    • Suriye Devlet Başkanı Esad’tan dış politika dersleri…
    • Davutoğlu, İsrail Türkiye gerginliğinde arabulucu oldu!
    • Yıl 201?
    • AKP’nin İsrail Siyaseti, Türkiye’yi Orta Doğu Barış Sürecinden Dışlıyor
    • Türkiye’nin Hasan Cemal Sorunu ve Madencinin Kaderi
    • 7/24 Demokrasi ve Kerpiç Ev Faktörü
    • Anayasa değişikliği bizi daha çok bozar !
    • Stratejik Derinliğe Düşen Türk Dış Politikası
    • Davutoğlu buraya, yumruk havaya !
    • Katıksız demokrasinin dayanılmaz hafifliği…
    • Kenan amca, darbe yapsana !
    • 2 Tarikat, 1 Bakan ve Ergenekon
    • Rakamlar Ekonomisi ve Asimetrik Tehdit
    • Emasya mutlaka kalksın, Amasya’nın imajını zedeliyor…..
  • Arşivler

  • Blog Stats

    • 5,856 hits

WordPress.com'dan blog alın.

Tema Mistylook, Sadish tarafından yapılmıştır.