|
|
| Medya, danışman Davutoğlu’nun marifeti saydığı Hamas ziyaretini yanlış bir zeminde tartışıyor.
Soru, ‘Hamas’ı Türkiye’ye kim çağırdı?’ değil de, ‘Hamas’ı Türkiye’ye kim gönderdi? ’ şeklinde sorulursa, ziyaretle ilgili anlamlı ipuçlarını bulabileceğiz. Hamas’ı davet eden ilk ülke hangisiydi ? Rusya… Rusya, Hamas üzerinden orta doğu sorununda yeniden güçlü bir aktör olarak sahnedeki yerini alacak. Bu istenmeyen bir durum. İran’ın suyunun ısıtıldığı bir dönemde bu hoş bir gelişme olmaz. SSCB’nin eski arka bahçeleri sayılan bazı orta doğu ülkelerinin bugün ABD’nin kıskacı altında olduğunu düşündüğümüzde, Hamas – Rusya işbirliği Rusya’yı bölgeye taşıyacak önemli bir gelişme olacaktı. Eğer, Türkiye daha erken devreye girmeseydi (sokulmasaydı !). Şimdi, Türkiye üzerinden Rusya’ya da mesaj veriliyor. Hamas’la ilişkiye geçit yok… Türkiye Filistin’e her zaman ilgi duymuş bir ülke. Barış sürecinin başlangıcında, daha 1994 yılında Başbakan düzeyinde (Tansu Çiller) ziyaret gerçekleştirildi. Yeni iktidar adayı Hamas’a, kendi adımıza bir mesaj verme gereği ortaya çıktıysa, bu mesajı bir yetkilimizin Filistin ziyaretiyle veya telefon yoluyla da iletebilirdik. ‘Hamas’ı demokrasiye ve hukukun üstünlüğünü tanımaya davet ettik’ diyebilirdik. Bu yol tercih edilmedi. Hamas bizzat Ankara’ya geldi. Üstelik, alenen ‘evet, biz çağırdık’ diyemediğimiz bir tarzda gerçekleşti, resmi mi gayrı resmi mi olduğu anlaşılamayan ziyaret… Hamas yetkililerinin Türkiye ziyaretinden kimler, nasıl yarar sağladı veya sağlayacak şimdi buna bakalım; - Büyük Osmanlı Projesi yandaşları (gururu okşananlar ki, bunlar aynı zamanda B.O.P’nin yeni versiyonuna da teşne)…. - İslamı, siyasetin bir parçası olarak ele alan kesimler (batıya karşı tavır alındığını zannedenler veya kendilerini öyle gösterenler ) - Önceleri Hamas’la hangi kimlikle görüşüldüğüne karar veremeyenler, ancak, ziyaret sonrası ürkekliklerini üzerlerinden atarak, aslanlar gibi konuyu tapu meselesine kadar getirenler ) … - Bu ziyaret sonunda belki de ‘hayırlı’ sonuçlar çıkar da, uluslararası arenada prestij sağlarız diye düşünenen danışmanlar ve danışanlar (umut tacirleri )… Gelelim bu ziyareti nakte çevirebilecek çevrelere; - Bölgede etnik hassasiyetler söz konusu olduğunda, Türkiye’ye Hamas ile yakınlaşmasını karşı koz olarak kullanabilecek dahili ve harici çevreler (emsal gösterme olayı ) … - Orta doğu’da Hamas olgusunu Rusya ile değil de, sistemin bir parçası olan Türkiye aracılığıyla çözmeye çalışan daha harici bir çevre… - Yaklaşmakta olan ‘Ermeni klasiği’ ile ilgili süreçte, Türkiye’yi Hamas nedeniyle gebe bırakarak, yeni bazı konularda başımızı ağrıtma siyaseti güdecek olan çevreler… - Türkiye ve Rusya arasında yaklaşmakta olan savunma sanayindeki dev işbirliği sürecini baltalamak üzere, fırsat ve ‘koz’ arayışında olan harici bir çevre… Bu ziyaret Türkiye’yi, Davutoğlu’nun çapının ve vizyonunun çok üstünde anlam taşıyan bir sürece doğru götürüyor. Bu nedenle, ben bu ziyaretin onun eseri olabileceğini düşünemiyorum. Eğer, bu ziyaret sadece Davutoğu’nun marifetiyse, bu ülkede hiç kimse huzur içerisinde uyumasın. |
http://www.haber3.com